Arama
Sosyal Medya Linklerim
Twitter
Perşembe
Mar082012

APPLE İÇİN TEHLİKE ÇANLARI MI ÇALIYOR?

iPad 3 mü olacaktı, iPad HD mi olacaktı derken, 'yeni iPad' şeklinde duyurulan PC dönemi sonrası cihazların öncüsü Apple tarafından dün akşam duyuruldu.

Sunumu canlı izleme şansım olmadı, Twitter'da Wired, CNET, Techcrunch gibi kanallardan takip ettim.

Tüm teknoloji dünyası, tam olarak ne beklediklerini bilmediklerinde, hayal kırıklığına uğradı.

Açıkçası, yeni iPad, harika bir ekranla, zaten harika olan bir cihazı daha iyileştirdi, hepsi bu.

Başlıktaki tehlike çanları ifadesini kullanmamın ise başka.

Dikkatli gözler hemen farketti, yeni iPad eskisinden 50 gram daha ağır, ve 0,6 mm. daha kalın.

'Ne olacak canım?' diye düşünebilirsiniz; ancak ben böyle bir 'rahatlığın' eğer Steve Jobs hayatta olsaydı kesinlikle olamayacağını düşünüyorum.

Biyografisini okuduğunuz zaman, mükemmeliyetçiliği tutku seviyesine geldiğini, hatta hastalık derecesine taşındığını görüyorsunuz. Bugün kullanılan Apple logosunun gri renginin tonu için 30 gün boyunca karar vermek için uğraşan bir adamdan bahsediyoruz. Yeni nesil bir cihazın, önceki versiyonundan kalın veya ağır olmasını sizce kabul eder miydi?

Bir gerçek var; insan zihninin ve yaratıcılığının sınırlarını gerçekten meydan okunmadıkça ortaya çıkarmıyor. Bu meydan okuma veya zorlama gerçek bir sanat ve iyi yöneticilik bu şekilde oluyor. Normal çalışanları iyi bir şirket, iyi çalışanların içindeki cevherleri ortaya çıkararak bunu mükemmel bir şirkete çevirmek bence başlı başına bir sanat.

Umuyorum ki 20 mart gibi yeni Pad'ime kavuşacağım. (Yazının gidişatından almayacağımı sandınız ama; O ayrı, o ayrı...:) O zaman daha detaylı olarak izlenimlerimi paylaşacağım.

Sizlere, aşağıda iki tane video paylaşıyorum.

İlki 90 dakika süren sunumun 90 saniyelik özeti, meraklıları için çok faydalı olacaktır. 

İkincisi de yeni iPad'in tanıtım sunumu.

Kısaca yeni cihazla ilgili fikirlerimi de buraya not ediyorum, bakalım elime alınca görüşlerim değişecek mi?

1. HD video çekmesi iyi ama gereksiz bir özellik, zira bir kameranın yerini alamayacak kadar büyük bir cihaz.

2. Retina Display eminim ki çok güzel gözüküyor, ama Apple iPhone 4 ile 2 sene evvel inç başına çok daha fazla piksel yerleştirerek çok daha büyük bir iş yapmıştı zaten, o yüzden bu teknolojiye tekrar bu kadar yer ayrılması bana biraz abartılı geldi.

3. A5x işlemci; dikkatli gözler dört çekirdekli grafik işlemci olduğunu farkedecektir, demek ki yakında tüm işlemleri dört çekirdekle yapan farklı bir işlemci daha göreceğiz.

4. 4G - Açıkçası Steve Jobs hayatta olsa pil ömrü ve kalınlık karşısında feda edeceği özelliğin bu olduğunu düşünüyorum. 14 Mbit ile 72 Mbit (teori) arasında mevcut uygulamalarda kullanıcının farkedebileceği bir hız farkı şu an için yok. HD film stream etmek bile 5-6 Mbit ile mümkün, ayrıca mevcut data paketleri ile (Maksimum 5-6 GB limitli) 3-4G üzerinden bu kadar yüklü data harcaması yapmak mantık dışı...

5. Voice Dictation - İngilizce ve bir kaç dil desteği daha olacak, eminim çok faydalı olacaktır, umarım Türkçe önümüzdeki 2-3 yıl içinde çıkar...

6. Siri - Evet, Siri iPad 2 için duyurulmadı ama bence ilerleyen yazılım sürümlerinde duyurulacak, zira Apple'ın en güçlü silahlarından biri olacak. Herkes Siri'yi telefonun bir uzantısı olarak düşünüyor, ancak HD Kamera da ilk başta öyle konumlanmıştı...

Cuma
Oca062012

MS OFFICE, iPAD'E GELDİ, SIRAYA GİRİN - CLOUDON

Dün AppStore'da yerini alan bir uygulama ile CloudOn adlı bir yeni girişim, Microsoft'tan önce Office 2010 setinin en önemli üç bileşeni olan Excel, Word ve Powerpoint'i iPad uyumlu hale getirdi, hem de full Dropbox entegrasyonu ile...

Şu anda kapalı Beta versiyonu başlayan uygulamayı indirmek için Amerikan AppStore'da hesabınız bulunması gerekiyor. Ben, uygulamanın çıktığı ilk saatlerde bekleme listesine kayıt olup bekledim, 2-3 saat sonra onay mesajı geldi.

İlk izlenim oldukça etkileyici, devamı gelecek... İzlemeye devam edin...

Detaylı bilgi için - www.cloudon.com.

Pazartesi
Mar072011

BULUT BİLİŞİM DEDİKLERİ...

Çok değil, bundan 35 yıl evvel, kişisel bilgisayarların ilk planlanmaya başlandığı ve tasarımlarının yapıldığı günlerdi. O gün için hayal edilen en güçlü bilgisayarlar bugün cebimizde taşıdığımız telefonların 1000’de birinden daha az işlemci gücüne sahipti ve hafızaları da 4 ile 64 KB. arasında değişiyordu. (Bugün telefonunuzla çektiğiniz en basit resim 400-500 KB. arasındadır.)

O günlerde bilgisayar namına bulunan tek şey, devasa odalarda, klimalarla soğutulan ve Mainframe (Türkçeye Ana Bilgisayar olarak geçmiştir) adı verilen makinalar idi. Tüm işlemi kendi üzerlerinde gerçekleştirir ve bağlantı terminal adı verilen bilgisayarlarla yapılırdı.

Dünyanın en büyük Mainframe üreticisi firmaların kaçırdığı kişisel bilgisayar furyası, 1980’lerin başında Xerox, Microsoft, Apple gibi firmaların öncülüğünde gerçekleşti. Benim yaşıtlarımın lise çağında tanıştıkları ve bir devrim niteliğinde kucakladığımız krem renkli metal kutular ve plastik, televizyona benzer monitörlerin üzerinden çok uzun süre geçti.

Click to read more ...

Pazartesi
Şub072011

NOKIA VE MICROSOFT’TAN ÇOK ÖNEMLİ BİR İŞBİRLİĞİ HABERİ…

10 Şubat 2011 tarihinde Nokia ve Microsoft, akıllı telefon tarafında çok önemli bir işbirliği duyurdular. Buna göre, Nokia bugüne kadarki Symbian temelli stratejisini terk ederek bundan sonraki akıllı telefonlarını Windows Phone 7 işletim sistemi temelinde geliştiriyor olacak.

Bu işbirliğine verilen önemi göstermek için olacak ki, açıklama yapıldıktan bir sonraki gün Nokia Amerika Başkanlığı görevine Microsoft’un eski yöneticilerinden biri atandı.

Açıkçası, Nokia için kaçınılmaz olan ve geç kalınmış işbirliği için Microsoft’u seçmiş olması kendisi için doğru bir hareket gibi gözüküyor. Ancak Nokia’nın donanım bilgisi Android ile bir araya gelse harika telefonlar çıkabilirdi, eminim...

Pazartesi
Şub072011

HUFFINGTON POST’A AOL’DEN BÜYÜK TEKLİF...

2005 senesinin Mayıs ayında, bir grup blog yazarının yazılarıyla, Arianna Huffington tarafından kurulan HuffPost, aradan geçen zamanda 3000’e yakın sürekli ve geçici blog yazarı tarafından Amerika’nın en kuvvetli yayaın organlarından biri haline geldi ve kuruluşunun üzerinden altı yıla yakın zaman sonra 315 milyon USD gibi rekor bir fiyatla AOL bünyesine katıldı. Türkiye’nin en ileri gelen gazetecilik firmasının piyasa değerinin yaklaşık 800 milyon USD olduğunu düşünürsek, bu satın almanın değeri daha net ortaya çıkıyor...